T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
BİNGÖL / MERKEZ - Bingöl Rehberlik ve Araştırma Merkezi

İlçelerimiz

Genç

İlçenin eski adı kelime anlamı olarak çeşme ağacı anlamına gelen “Dara hini”dir. Ancak bu ad bir efsaneye göre, simdi ki Genç ilçesi yakınında günümüzde Kral Kızı Kalesi olarak bilinen ve Pers hükümdarı Dara tarafından yaptırılmış olup, o günler Dara Hini olarak adlandırılan kaleden gelmektedir. Cumhuriyet döneminde bu ad Genç olarak değiştirilmiştir.

 

Osmanlılar Döneminde Genç İlçesi

İlçenin adı her ne kadar Genç ise de çok eski bir tarihe sahiptir 1071 Malazgirt Zaferiyle Selçuklu Türklerinin ve 1514 yılında da Yavuz Sultan Selimin Çaldıran Zaferi sonucu Osmanlı hakimiyetine geçerek Diyarbakır eyaletine bağlanmış ve yine 1848’de yine Diyarbakır’a bağlı bir kaza olmuştur. 1868’de de eyaletler vilayete dönüştürüldüğünde bucak olarak Lice kazasına bağlanmıştır. Daha sonra 1878’de Bitlis vilayet olunca ilçe de Bitlis’e bağlı sancak olmuştur.

Cumhuriyet Döneminde Genç İlçesi

1924’de yenilenen idari teşkilat ile bütün sancaklar il haline getirilirken Genç’te Çapakçur (iki ayrı ilçe) Elazığ iline bağlanmıştır. 1936 yılında Bingöl’ün il olmasıyla Genç ilçe olarak Bingöl’e bağlanmıştır.

İlçenin Coğrafi Durumu

Genç ilçesinin yüzölçümü 1646 km²’dir. Kuzeyde Bingöl ili merkez ilçe ve Murat Nehri, Güneyde Diyarbakır ili, Doğuda Solhan ilçesi, batıda Elazığ ili ile çevrilidir. İlçe merkezi Murat Nehri kıyısında düz bir alana kurulmuş olup 1125 m rakıma sahiptir. İlçenin güneyi sıradağ halinde bulunan Genç dağlarıyla kaplıdır. En yüksek dağı Cotele(cotla) 2940 m. yüksekliğindedir. Başlıca Nehri Murat nehri olup ilçeyi boydan boya aşarak geçer. Genç ilçesi il olmadan önce komşu sancak ve eyaletlere bağlı kalmış eski bir ilçe merkezidir. Osmanlı Devletinde 1878 yılında yapılan idari teşkilatlanma sonucunda kurulan Bitlis  vilayetine bağlanan Genç ilçesi 1924-1927 yılları arasında Genç vilayeti haline getirilmiştir. 1927 yılında ilçe haline getirilerek Elazığ’a bağlanmıştır. 1936 yılında Bingöl vilayeti  kurulunca Genç ilçesi bu vilayete bağlanmıştır. İl merkezine uzaklığı 20 km. dir.

Karlıova

Karlıova İlçesi Hitit ve hurri egemenliğinden sonra MÖ 40’da Bizanslıların eline geçer. Hz. Ömer zamanında İslam devletleri topraklarına katılılır. 1071’den sonra Selçuklu hakimiyetine girdikten sonra Mengucogulları, İlhanlılar, Celayirler, Akkuyonlar ile Safarilerin hakimiyetine girip çıkarlar. 1514’de Çaldıran Zaferi ile Osmanlıların sınırlarına dahil olur. Cumhuriyetin ilanından sonra 1936 yılına kadar Muş İline bağlı bir yerleşim yeri iken, 1936 yılında İl olan Bingöl’e ilçe olarak bağlanmıştır. Karlıova İlçesi daha önceleri Muş iline bağlı ve Bingöl adını taşıyan bir ilçe merkezi iken, 1936 yılında il haline getirilen Çabakçur’a (Bingöl) bağlanmıştır. 1938 yılında yürürlüğe giren kanun ile ismi Karlıova olarak değiştirilmiştir. 1936 yılında Cabakcur İl merkezi il olmadan önce İlçenin adi Bingöl olarak geçmekteydi. Bingöl ismini de efsanelere konu olan Bingöl dağlarından almakta idi. Bakanlar Kurulunun 27.07.1938 tarihli kararı ile Bingöl vilayetine bağlı olan İlçenin adi ”Karlıova” olarak değiştirilmiştir. Bingöl vilayetinin Bingöl İlçesine başka bir ad vermek için toplanan heyet ad bulmakta güçlük çeker.

 

Müzakere ve münakaşalardan bir netice alınamadığını gören posta eri kapıyı çalarak içeri girer. Selam verdikten sonra ”Müsaade ederseniz ben bir ad vereyim” der. Kendisine müsaade verilir: ‘Efendim dışarıya baksanıza ova karla kaplı, bu ovanın adı ”Karlıova” olsun der. İsim hoşa gider Bingöl isminin Karlıova olarak değiştirilmesi Kaymakamlıkça kararlaştırılır. İlçenin yüzölçümü 1392 km² dir. Bunun il yüzölçümüne oranı yüzde 16.60 dır. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1940 metredir. İl merkezinden uzaklığı 70 km dir. Bir doğa harikası olan “Güneşin Doğuşu” bu ilçe sınırları içinde izlenebilmektedir. 1997 Genel Nüfus Tespitine göre, İlçenin nüfusu 29.868’dir. Nüfusun yüzde 32.23’ü ilçe merkezinde, geriye kalan yüzde 67.77’si kırsal kesimde yaşamaktadır. İlçede km² başına 22 kişi düşmektedir. İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 32.421’dir. Bunun 8.761’si ilçe merkezinde, 23660’i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

Kiğı

Kiğı ilçesi daha önce Diyarbakır’a bağlı bir Sancak iken, 1926 yılında ilçe statüsünde Erzincan 1936 yılında Bingöl’e  bağlanmıştır. İlçenin yüzölçümü 438 km2 dır. İl merkezinden uzaklığı 150 km.dir. 4 mahalle muhtarlığı, 28 köyü ve 36 mezrası bulunmaktadır.

Solhan

Solhan zengin bir tarihi geçmişe sahiptir. Hititler, Huriler ,Urartular devrinde çeşitli olaylara sahne olan Solhan zamanımıza kadar olan tarihini kısaca şöyle açıklayabiliriz. M.Ö 2000 yıllarında Fırat nehri kıyısında Vasukani şehrini kurup bütün Anadolu’ya yayılan tarihte Mitaniler olarak bilinen Huriler   M.Ö 1360 ta Hitit’lerin Torosları aşıp kendilerini sıkıştırması ve yeni krallık devrinde Şuppililuma Mitani prensini kendisine damat edinip himayesi altına almasından dolayı  Harput, Bingöl ve Muş dolaylarında hakimiyetlerini   kaybettiler. M.Ö 1200 yıllarında Hitit devletinin yıkılması ile Van bölgesinde yerleşen Urartular batıya doğru genişleyerek Bitlis,Muş ve Bingöl’ü alıp Murat ırmağı vadisine ilerlediler. M.Ö 745 yıllarında Asurluların hakimiyetine geçen bölge M.Ö 612 yılında Med, Babil ve Urartuların saldırısıyla Medlerin hakimiyetine geçmiş. M.Ö 550 yılında Kurs Medleri yenerek Pers devletini kurması batıya akınlara başlamasıyla İskender imparatorluğu sınırları içerisinde kalan bölge İskenderin ölümünden sonra Selef Kurslerin eline geçmiştir. M.Ö 200-189 yıllarında yeniden canlanıp Adıyaman’ın güneybatısında Komojen krallığını kurdular. Doğuya doğru ilerleyerek Vana kadar uzanan bölgeyi ele geçirmişlerdir. 1071 tarihine kadar Roma hakimiyetinde kalan bölge Selçukluların egemenliğine geçmiş bir süre sonra Selçuklularda iktidar savaşı ve iç karışıklar başladıktan sonra Moğollar Anadolu’ya saldırdılar. 1245 Köse dağ savaşında Selçukluların yenilmesi bölgeyle birlikte tüm Anadolu,ya hakim oldular. Yeni beyliklerin ortaya çıktıklarını görüyoruz. Diyarbakır,ı kendilerine yurt edinen Akkoyunlular 1394 yıllarında Bingöl, Erzurum, Erzincan’da hakimiyet kurmuşlardır. 1473 yılında Otlukbeli savaşında Uzun Hasan’ın yenilmesi Solhan ilçemizin de içinde bulunduğu bölge Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Bundan sonra yörede İran hakimiyeti görülse de Şah İsmail’in 1514 Çaldıran savaşında Osmanlılara yenilmesiyle Yavuz Sultan Selim tarafından Doğu Anadolu’da birlik tesisi görevini Vezir Bıyıklı Mehmet Paşa ile İdrisi Bitlisi’ne vermiştir. Vilayet nizamnamesi gereğince teşkilatlanmada Solhan ve Muş yöresi 1864 yıllarında Erzurum eyaletine bağlandı. 1.Dünya savaşı yıllarında kısa bir süre Rus işgali altında kalan Solhan 1929 yılında nahiye olarak Muş iline 25 aralık 1935 tarihinde 2555 sayılı kanunla il olan Bingöl’e  4 ocak 1936 tarihinde ilçe olarak bağlanmıştır.

İstanbul İran transit yolu üzerinde Bingöl’e 60 km. uzaklıktadır. Doğusunda Muş, batısında Bingöl, kuzeyinde Karlıova ve Varto, güneyinde Diyarbakır ve Genç bulunmaktadır. İlçemiz Doğu Anadolu bölgesinin yüksek yaylaları üzerinde bulunmaktadır. Deniz seviyesindeki yükseklik 1395.m.’dir. Topraklarının    % 93 ‘ünü engebeli alanlar ve meralar oluşturmaktadır. Güneydoğu torosların devamı niteliğindeki dağlar ilçenin güney sınırlarından geçmekte olup sarp bir görünüm arz eder. Dağların yüksekliği 2000 m. yi geçer. Murat ırmağı vadisi küçük düzlükler il ilçe merkezinin yerleştiği küçük ova dışında, hemen hemen her tarıma müsait arazi bulunmaktadır. İlçe topraklarının bir bölümü lav örtüsüyle kaplıdır. Bu engebeli arazi üzerinde bulunan dağların en önemlileri Şerafettin dağlarıdır. İlçenin kuzeyini  tamamı ile kaplayan Şerafettin dağlarının yüksek noktaları 2388.m Esen tepe ve 2675.m yükseklikteki Şahin tepe oluşturur. Bu dağlar arasında geniş meralar yer almaktadır. Zengin bitki örtüsüyle kaplıdır. Önemli akarsuları Murat nehridir. Önemli yaylaları Şerafettin, kandil ve kabak yaylalarıdır. Düzlük alanı tarihi    şeref meydanıdır. İlçe dışında Buğlan çayı, Baz deresi Masala deresi önemli akarsularıdır.

Yayladere

Eski adı Holhol olup 1959 yılında Yayladere ismini 1987 yılında ilçe statüsü almıştır. İlçenin kuruluşuna ait kesin bilgiler bulunmamasına rağmen yapılan Jeolojik kazılarda M.Ö.900 yıllarında Ermenistan Krallığı ve M.Ö.550 yılarında Persler ve İskender imparatorluğu M.Ö.75 yılarında Ermenistan Krallığı  M.Ö.50 yıllarında ise Roma İmparatorluğu egemenliğine geçti. 1071 yılında Malazgirt savaşına kadar Bizans imparatorluğu hakimiyetinde kalmış 1080 ve 1001 yılarında Saltuklular’ın hüküm sürdüğü bölge 1473 yıllarına kadar Uzun Hasan’ın egemenliğinde kalmış Çaldıran Savaşı ile Yavuz Sultan Selim Han bölgeyi Osmanlı toprağına katmıştır.

Tunceli ile Bingöl il sınırlarının birleştiği yerde dağlar arasına kurulmuş bir ilçemizdir. İdari sınırlar olarak doğusunda Bingöl, Pülümür ilçesi, güneybatısı Tunceli ili Nazimiye ilçesi, güneyinde Elazığ ili Karakoçan ilçesi ile çevrili 400 km² alana sahiptir. Deniz seviyesinden 1610 m. yüksekliktedir. Kuzey batısında Tunceli ile birlikte 2800 m. yüksekliktedir. Selbüs ve Yavuz taş (TARU) Dağları bulunmaktadır. Tarıma elverişsiz toprağı ve düzlüğü az bulunan Bingöl ile Elazığ il sınırı oluşturup, üzerinde özlüce barajı yapılan peri suyu tek akarsuyudur. Bitki örtüsü olarak yer yer meşeden oluşan ormanlara sahip olup iklimi karasaldır. Kışları çok fazla yağışlı, soğuk, yazları serindir.

Yedisu

2000 yıllık bir tarihi vardır. 1951 yılına kadar Çerme köyü olarak idari birimde yer alırken 1951 yılında Kiğı’ya bağlı Çerme bucağı olarak yerini almıştır. İsmini 1970 yılında Y.S.E. Müdürlüğünce Çerme merkezinde yapılan yedi musluktan oluşan çeşmeden almış, Yedisu bucağına dönüştürülmüştür. 1990 yılına kadar Kiğı ilçesine bağlı bucak iken 1990 tarih 3644 sayılı kanunla Bingöl ilinin ilçesi olmuştur. Yedisu ilçe merkezi peri suyu vadisinin en geniş yerinde kurulmuş olup, ilçeye bağlı köyler bu vadinin içinde yer almaktadır coğrafi yönden ilginç bir konuma sahiptir. Bingöl ilinin kuzeyinde Erzurum, Erzincan, Tunceli il sınırlarının kesiştiği noktada yer almaktadır. Erzurum ili Çat ilçesi Tunceli Pülümür ilçesi Erzincan ili Tercan ilçesi Karlıova, Adaklı, Kığı ilçeleri ile sınır durumundadır. Karasal iklimin hüküm sürdüğü tarıma elverişli arazisi az olan ilçemiz, tamamıyla dağlık sarp bir arazi yapısına sahiptir. Doğuda Çavuşlu dağı Güneyde Şeytan dağı 2650.m. batıda Bağıl dağı Kuzeyde Koşan dağı 3078.m. ile çevrilidir. Kaynağını Erzurum illinden alan Peri suyu Fırat’ın büyük kollarından biri olup bu dağlar arasında ilçeyi doğudan batıya doğru baştan başa geçmektedir. Arazi meşe ormanlarıyla kaplıdır.

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 13.06.2017 - Güncelleme: 13.06.2017 15:25 - Görüntülenme: 566
  Beğen | 0  kişi beğendi